14 Oca 2016

HER ŞEYE Mİ ALIŞMALI?

      Hissizleştik duygusuzlaştık iyice. Yanı başımızda olanları göremez olduk. Halbuki iki adım ötemizdeydi. Arada dönüp bakıyoruz bazen ama üzülmeyi bıraktık artık; sadece bakmakla yetiniyoruz. Buna ‘’ ALIŞMAK ‘’ diyoruz.
     Alışmak… Ne kötü şeymiş meğer. Alıştığımız için hiçbir şey hissedemez olduk. Öyle bir sarmış ki kalbimizi, yemek, içmek, uyumak gibi normalleşti; silah sesleri, çocuk ölümler, bir şehrin yok olması…
     Can Yücel’ in Biraz Değiştim şiirinde dediği gibi;
        ‘An be an çöküyor, insanın içindeki güç,
         Işığı sönüyor,
         Beyaza dönüyor gitgide
         Hissizleşiyor.’
      Ya sıra bir gün bize gelirse o zaman biz de diğerlerinin alışmasını kabullenebilecek miyiz? Ama ne yapabilirim ki, diye ileri sürdüğümüz bahanemizi onlarda söylediğinde ‘evet haklılar’ diyebilecek miyiz yoksa hep bir beklenti içinde mi oluruz?
     Peki gerçekten hiçbir şey yapamadığımıza inanıyor muyuz? Yoksa vicdanımızı kandırmak için uydurduğumuz bir yalan mı? Belki de asıl sebep vicdanımıza örttüğümüz bencillik örtüsüdür. Yaşadığımız bazı olayları da buna bahane ediyoruz; insanlar kötü, bana bunu yaptılar şunu yaptılar, kimseye güvenilmez gibi bahaneler. Kendimizce bunları haklı sebep sayıp insanlardan uzak durmaya çalışıyoruz. Onlarla iç içe ama onlardan uzak… samimiyet azalıyor ve bazen insanları sevmek bile çok zor geliyor. Bir süre sonra ortaya çıkan sadece kendini düşünen ve sadece kendini seven bencil insanlar. Sonuç olarak bencillik kalbimize biz farkında olmadan öyle bir işlemiş oluyor ki, kendi dertlerimizden başka hiçbir şey göremez hale geliyoruz.
Aslında sorsak hiçbirimiz bunu istemiyoruz , hepimiz ne kadar çok üzülüyoruz yaşanan acılara; özellikle sosyal medyada! Peki üzüntümüzü geçirmek için ne yapıyoruz? Hiç.. Beş dakika geçmeden unutup gidiyoruz. Hayatımız devam ediyor değil mi? Biz mi kurtaracağız canım!!
    Yine de herkesin böyle olmadığına dair bir inancımız olmalı. Mutlaka bir yerlerde iyi insanlar var ve  bu iyi insanlar iyi işler yapacaklar. En azından içimizde kalan vicdan kırıntıları buna inanmamız gerektiğini söylüyor.
e posta : zeryakamoz@gmail.com
  

          

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder