14 Oca 2016

TATLI GEZİ ~ MİSAFİR YAZARIMIZ MURAT 'IN KALEMİNDEN

Bir ses duyar gibi oldum... Evet evet gittikçe yaklaşan bir ses. Galiba geldi bir aydır yolunu gözlüyorduk. Sonunda yine bol şireli tatlısını yiyebileceğiz. Ama hiç param da yok, üstelik saat sabahın 7'si ve 6 yaşında bir çocuk bu saatte sokağa çıkmamalı. Öf ama canım da çok çekiyor. Üstelik bu adamın tatlısı diğerlerinin tatlısından daha iyi... Alelacele bir plan yaptım sonrasında da babamın cebinden bozuk para alıp, ayakkabılarımı da elime alarak evden çıktım. Sokakta beni bekleyen bir arkadaşımda vardı. Birlikte tatlımızı büyük bir iştahla yedik. Sonra arkadaşım Memo'nun aklına bir fikir geldi.
-Ben çok güzel yerler biliyorum istersen oraları sana gezdirebilirim demesiyle hemen yola koyulduk. Yürürken aklıma ya annemler uyanıp beni görmezse kızarlar mi düşüncesi geliyordu. Ama Memo'nun güzel sohbeti ile yola devam ediyordum. Yürüdük yürüdük sonunda Memo ile hevsel bahçelerini, on gözlü köprüyü kuşbakışı gören bir yere oturduk. Ben biraz tırsmaya başlamıştım evimden epeyce uzaktaydım. Sonra Memo içim rahatlasın diye bir Diyarbakır manisi söyleyerek, daha seni nerelere götüreceğim dedi. Ordan kalkıp, küçük bacaklarımızla, keçi burcuna nefes nefese tırmanmaya başladık. 6 yıllık hayatımda gördüğüm en güzel yerdi. Kendimi o anda hikaye kahramanları gibi hissederek, sevinçten avuçlarımı sıkıyordum. Heyecanımı fark eden Memo bekle daha seni nerelere götüreceğim diye daha da heyecanlanmama sebebiyet vermişti. Bir süre daha orada oturduktan sonra, Memo kalk hadi başka bir yere gideceğiz dedi. Ama saat 11 olmuştu. Ve ailem merak edebilirdi artık beni. Memo gideceğimiz yerin çok güzel bir yer olduğunu söyleyerek aklımı çelmeyi yine başarmıştı. Biz yine yürüdük yürüdük ve gittikçe su sesinin daha da arttığının farkına vardım. Memo bu ne dememe kalmadan, on gözlü köprünün üzerinde dicle nehrini gördüm. Bu manzara da hayatımda gördüğüm en güzel şeydi. Taş köprünün üzerinde oturduk. Ve bir süre sonra uyuya kalmışız. Uyandığımızda saat epeyce geç olmuştu. İkimizin suratında da saçma sapan bir gülümseme hakimdi. Sende benim gördüğüm rüyayı mi gördün demesiyle ben rüya mi anlatmaya başlamıştım...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder