Dikkat
ben ne bir filolog ne de bir toplum bilimciyim, yaşam koçu hiç değilim. Ben
sevgiye tozlu kapaklarda rastlayan, hayatındaki tüm boşlukları sevgiyle
doldurmaya çalışan basit bir insanım sadece.. Sevgiyi anlatabilmek için sevgiye
malik olmak gerek evvela, bu sebepledir ki kucak kucak sevgi biriktirdim
yüreğimde... Öyle paldır küldür anlatılmaz sevgi usul usul, nağme nağme işlenir
yüreklere. Sessizdir sevgi çoğu zaman da dilsiz, anlayabilmek için pürdikkat
dinlemek gerekir kalplerin ritmini. Kuşların çağrısıdır sevgi, yağmurun
şarkısı, bulutların dansıdır... Çoğu zaman dilsizken sevgi kimi zaman sayfalar
dolusudur, kimi zaman her şeyken, kimi zaman hiçbir şeydir. Kim ne derse desin
sevgi kişinin öğrenebildiği kadardır. Öyle diyor Ruh bilimciler. Türkçe doğan
çocuklar Fransızca ağlayabilirmiş bittabi Fransızca hitap ediliyorsa eğer. yani
demem o ki sevgi nedir sorularına sevgi içimizde diyebilmek için avuç avuç
sevgi yutmak gerek önce, sağanak sağanak sevgi yağmuruna maruz kalmak..."Hadi
birlikte tekrar edelim çocuklar Sevgi 5 harf 2 hece sevmek fiil kökünden gelir
"cümlesinden başka hiçbir şey diyemeyeceğimiz, belki de daha acısı bu
soruyla karşılamak durumunda olacağımız günler ha geldi ha gelecek, kapıda
sabırsızca zili çalmakta... Peki sorarım size bunca yıllık yaşantımızda neden
öğrenemedik şu 5 harfin fiilini? Hep pratikte kaldık? Oysa kelimenin kökü bile
fiiliydi.
- Kimdi
sorumlusu?
- Sistem!
Evet evet sistem, suçlu oydu. Hadi
kalplerimizi sorgulamadan evvel ona yükleyelim bütün kabahati. Zira o değil
miydi ki bugün ingilizce bilgimizin "How are you? -Fine thanks and
you? " diyaloğundan öteye gidememesine sebep olan? Yaptı yine
yapacağını! Madem sistemdi bu 5 harfi uygulamamıza engel olan, değiştiriverelim
literatürü! Şaka şaka kelimenin harfleri TDK sayfalarını süsleyedursun biz
yarınlara hazırlayalım yüreklerimizi. O kadar çok sevgi biriksin ki
kalplerimizde dışa vursun kendini, içimizden dolup taşan bayram sevinçleri. O
kadar çok yer edinsin ki bu 5 harf içimizde, kardelenleri bahane bilip daha
gelmeden bahar, terk etsin içimizi, içimize sığmayan bahar kelebekleri...
Dipnot:
Sevgililer Gününe ithafen yazılmıştır.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder