30 Mar 2016

KIRMIZI GÜL DEMET DEMET
       
     Masmavi gözleri yaklaştıkça daha fazla ışıldıyor. İçimi ısıtan gözleri. Maviyi ilk defa bu kadar kıskanmama neden olan gözleri. En güzel, en asil, en tutkulu renge sahibim derken, böyle böbürlenirken bu maviler de neydi böyle. Ben kırmızıydım benden daha güzel olamazdı. İnsanlar hep benim rengime öyle güzel anlamlar yüklemişlerdi ki. Kırmızı aşktı, tutkuydu, sevgiydi, heyecandı, güçtü ve en önemlisi asaletti. Ben de kırmızı bir gülüm. Kırmızının en güzel haliyim belki de. Aşkı en güzel ben ifade ederim, mutluluk veririm gittiğim yere. O gözlerde mutluluk ve aşkın en güzel halini görürüm, bu biz gülleri her şeyden çok mutlu eder. Her neyse boş verelim beni.
    İyice yaklaştı bana doğru evet galiba artık benim de gitme vaktim geldi. Gidip bir insanı mutlu etme vaktim. Yaklaştıkça yüzüne hafif sıcacık bir tebessüm yayıldı. Görünüşe göre şimdiden mutlu etmiştim birini. Benimle konuşuyor evet evet bana bakıyor çünkü. "Ne kadar da güzelsin annem seni çok sevecek." diyerek tuttu beni ve kopardı yavaşça. Sanki çok incitmek istemediğini belli eder gibiydi. Hafif bir sızı, bir inilti sonra geçti, kollarındayım şimdi onun. Bir demet oluşturana kadar başka güller de topladı. O kadar mutluydu ki acımı unutmaya başladım.
    Koca bir kervanla ilerliyorduk. Sonunda vardık gideceğimiz yere. O da ne? Büyük bir kalabalık kervanı karşılamaya gelmişti. Bir kavuşma anına şahit oluyorduk. Kimisi evladına, kimisi kardeşine, kimisi eşine sarılıp hasret gideriyordu. Duyduğuma göre uzun bir yolculuktan dönülmüştü. Revan'dan Erzurum'a. Bir kadın bize doğru koşar adım geliyordu. Mehmet ' im diye sarıldı oğluna. Bayram gibiydi kervan dönüşü, herkes çok mutluydu.. Bizi de alıp anasına verdi Mehmet. Ana yüreği anlatmak ne zordur onu.. Bir de tek yavrusuymuş Mehmet. Mehmet e bakıp bakıp ağladı çok beklemiş belli. hasreti gönlünü dağlayıp gözlerine yansımış, gözyaşı olup akıyordu. Bir de baktık birçok kırmızı gül asılıp kurutulmuş orada duruyorlar, meğer Mehmet her dönüşünde bir demet kırmızı gül getirirmiş anasına. hep aşkı temsil ettiğimiz bilirsiniz ya değil işte, ana oğul sevgisini nedense aşktan saymaz kimse. Siz sevgiliye olan aşkı ananın yavrusuna olan aşkından daha çok mu sanırsın?                
   Günler geçti yine bir kervan yola çıkacaktı ekmek parası gitme diyemezdi ya anası. ne diyecekse hepsini içinden diyor, gözleri anlatıyordu her şeyi..
  
   - Gitme Mehmet’im gitme sen gidince anan bir başına kalıp senin hayalinle yaşıyor. rüyalarımda kabus olup üzerime geliyor Revan yolu acı Revan yolu hasret Revan yolu hüzün...
   Ana   yol bekledi, kervan gecikti ananın gözlerine uyku girmez, günlerine bakıp bakıp ağlıyordu sürekli.. geldiler sonunda kervan gözüktü uzaktan herkes oraya doğru yok alıyordu, ananın yanımızda nasıl kalktığını anlayamadık uçtu gitti sanki.. Kervan hüzünle gelmiş herkes başını eğmiş konuşmuyordu...
  Ana her tarafta Mehmet ini arıyor hiçbir yerde bulamıyordu. Bir tek o değildi elbet gelemeyen başkaları da vardı.. Ana herkese tek tek sordu

  - Mehmet’im nerde niye gelmedi hala?
Kimsenin cevap verme ye gücü yok gibi herkes suskun sonunda biri konuşacak konuşmasına da kelimeler düğüm düğüm çıkmak bilmiyor bir türlü.. Bir şeyler diyecek gibi oldu kulak verdik hepimiz dinliyoruz pürdikkat.. Döküldü kelimeler acı acı ardın sıra...
  ' ilkin kusma başladı, sonra da bir ateş en son sayıklama başladı tüm sevdiklerini bir bir sıraladı. Titreye titreye sayıkladı.. Yedi gün dayandı Mehmet, sonra bir çalının dibine gömdük....
  Meğer Mehmet vebaya yakalanmış, salgın almış onu bizden, anasından...anasının tek balası Mehmet, yakışıklı, güçlü delikanlı Mehmet ölüm aldı onu artık yoktu.. Bir feryat koptu anadan Mehmet'in toplayıp da anasına veremediği gülleri verdiler ona.. Ana nasıl dayanan buna elinde bir demet kırmızı gül, dilinde türküsüyle deli olup dağlara düştü.. Bir daha göremedik anayı.. Geriye kalan tek şey Mehmedine yazdığı türküsüydü...
             Kırmızı gül demet demet sevda değil bir alamet
             Balam nenni yavrum, gitti gelmez ol muhannet
            Şol Revanda Balam kaldı, yavrum kaldı Balam nenni
            Kırmızı gül her dem olmaz, yaralara merhem olmaz
            Balam nenni yavrum nenni, ol tabipten derman gelmez
            Şol Revan da Balam kaldı, yavrum kaldı Balam nenni..
 

     Şimdi. Anladım ki biz güller sadece aşkın sevginin değil acının da simgesiymişiz.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder