KIRMIZI GÜL DEMET DEMET
Masmavi gözleri
yaklaştıkça daha fazla ışıldıyor. İçimi ısıtan gözleri. Maviyi ilk defa bu
kadar kıskanmama neden olan gözleri. En güzel, en asil, en tutkulu renge
sahibim derken, böyle böbürlenirken bu maviler de neydi böyle. Ben kırmızıydım
benden daha güzel olamazdı. İnsanlar hep benim rengime öyle güzel anlamlar
yüklemişlerdi ki. Kırmızı aşktı, tutkuydu, sevgiydi, heyecandı, güçtü ve en
önemlisi asaletti. Ben de kırmızı bir gülüm. Kırmızının en güzel haliyim belki
de. Aşkı en güzel ben ifade ederim, mutluluk veririm gittiğim yere. O gözlerde
mutluluk ve aşkın en güzel halini görürüm, bu biz gülleri her şeyden çok mutlu
eder. Her neyse boş verelim beni.
İyice yaklaştı
bana doğru evet galiba artık benim de gitme vaktim geldi. Gidip bir insanı
mutlu etme vaktim. Yaklaştıkça yüzüne hafif sıcacık bir tebessüm yayıldı.
Görünüşe göre şimdiden mutlu etmiştim birini. Benimle konuşuyor evet evet bana
bakıyor çünkü. "Ne kadar da güzelsin annem seni çok sevecek." diyerek
tuttu beni ve kopardı yavaşça. Sanki çok incitmek istemediğini belli eder
gibiydi. Hafif bir sızı, bir inilti sonra geçti, kollarındayım şimdi onun. Bir
demet oluşturana kadar başka güller de topladı. O kadar mutluydu ki acımı
unutmaya başladım.
Koca bir kervanla
ilerliyorduk. Sonunda vardık gideceğimiz yere. O da ne? Büyük bir kalabalık
kervanı karşılamaya gelmişti. Bir kavuşma anına şahit oluyorduk. Kimisi
evladına, kimisi kardeşine, kimisi eşine sarılıp hasret gideriyordu. Duyduğuma
göre uzun bir yolculuktan dönülmüştü. Revan'dan Erzurum'a. Bir kadın bize doğru
koşar adım geliyordu. Mehmet ' im diye sarıldı oğluna. Bayram gibiydi kervan
dönüşü, herkes çok mutluydu.. Bizi de alıp anasına verdi Mehmet. Ana yüreği
anlatmak ne zordur onu.. Bir de tek yavrusuymuş Mehmet. Mehmet e bakıp bakıp
ağladı çok beklemiş belli. hasreti gönlünü dağlayıp gözlerine yansımış, gözyaşı
olup akıyordu. Bir de baktık birçok kırmızı gül asılıp kurutulmuş orada
duruyorlar, meğer Mehmet her dönüşünde bir demet kırmızı gül getirirmiş
anasına. hep aşkı temsil ettiğimiz bilirsiniz ya değil işte, ana oğul sevgisini
nedense aşktan saymaz kimse. Siz sevgiliye olan aşkı ananın yavrusuna olan
aşkından daha çok mu sanırsın?
Günler geçti yine
bir kervan yola çıkacaktı ekmek parası gitme diyemezdi ya anası. ne diyecekse
hepsini içinden diyor, gözleri anlatıyordu her şeyi..
- Gitme Mehmet’im
gitme sen gidince anan bir başına kalıp senin hayalinle yaşıyor. rüyalarımda
kabus olup üzerime geliyor Revan yolu acı Revan yolu hasret Revan yolu hüzün...
Ana yol bekledi, kervan gecikti ananın gözlerine
uyku girmez, günlerine bakıp bakıp ağlıyordu sürekli.. geldiler sonunda kervan
gözüktü uzaktan herkes oraya doğru yok alıyordu, ananın yanımızda nasıl
kalktığını anlayamadık uçtu gitti sanki.. Kervan hüzünle gelmiş herkes başını
eğmiş konuşmuyordu...
Ana her tarafta Mehmet
ini arıyor hiçbir yerde bulamıyordu. Bir tek o değildi elbet gelemeyen
başkaları da vardı.. Ana herkese tek tek sordu
- Mehmet’im nerde
niye gelmedi hala?
Kimsenin cevap verme ye gücü yok gibi herkes suskun sonunda
biri konuşacak konuşmasına da kelimeler düğüm düğüm çıkmak bilmiyor bir türlü..
Bir şeyler diyecek gibi oldu kulak verdik hepimiz dinliyoruz pürdikkat..
Döküldü kelimeler acı acı ardın sıra...
' ilkin kusma
başladı, sonra da bir ateş en son sayıklama başladı tüm sevdiklerini bir bir
sıraladı. Titreye titreye sayıkladı.. Yedi gün dayandı Mehmet, sonra bir
çalının dibine gömdük....
Meğer Mehmet vebaya
yakalanmış, salgın almış onu bizden, anasından...anasının tek balası Mehmet,
yakışıklı, güçlü delikanlı Mehmet ölüm aldı onu artık yoktu.. Bir feryat koptu
anadan Mehmet'in toplayıp da anasına veremediği gülleri verdiler ona.. Ana
nasıl dayanan buna elinde bir demet kırmızı gül, dilinde türküsüyle deli olup
dağlara düştü.. Bir daha göremedik anayı.. Geriye kalan tek şey Mehmedine
yazdığı türküsüydü...
Kırmızı gül demet demet sevda değil
bir alamet
Balam
nenni yavrum, gitti gelmez ol muhannet
Şol
Revanda Balam kaldı, yavrum kaldı Balam nenni
Kırmızı
gül her dem olmaz, yaralara merhem olmaz
Balam
nenni yavrum nenni, ol tabipten derman gelmez
Şol Revan
da Balam kaldı, yavrum kaldı Balam nenni..
Şimdi. Anladım ki
biz güller sadece aşkın sevginin değil acının da simgesiymişiz.